“A fickle heart is the only constant in this world” – Howl’s moving castle

Çünkü 30’umuzdan sonra kaçmaya çalıştığımız buhranlarımız var. Sıkılmışlıklarımız var ve özlemlerimiz var. Bir de bu buhranlardan yarattığımız kalelerimiz var. O kalelerin içinde sıkışıp kalmışlıklarımız var. Onları da alıp suçlu saydığımız şehirlerden göçüyoruz. Yer değiştirme “0” (sıfır). Buhranlar da yerli yerinde ve aslında şehirler suçsuz. Hem bir şehir, bir canlıya ne yapabilir ki, içinde başkaları yoksa.

Howl’u aslında bu yüzden sevdim. Başka başka şehirlere açılan başka başka kapıları vardı. Bir tanesi de gerçekliğin tam kendisiydi. Buhranlarıyla kaplı kalesinde örümcek ağlarıyla sarılmış odasındaki pencere, kalenin gezdiği diyarları görmüyor, direkt büyüdüğü evdeki odasının penceresindeki manzarayı gösteriyordu: Arka bahçe ve salıncak.

Bilemiyorum yazar burada nasıl bir psikolojiyi resmetmek istedi? Gerçekten anime filmindeki kadar sığ bir portre miydi anlatılmak istenen; yoksa eşeledikçe -tıpkı benim yaptığım gibi- daha fazlası mı vardı bu kitapta? “Kararsız bir kalp, bu dünyanın tek değişmeyeni” miydi?

Doğduğum evin arka bahçesini hatırlıyorum şimdi.

Yazar: wherethehollowthingsare

Recreation of something long forgotten.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s