Tanık.

Uzun uzun yaz baz yana. Düşünmek istiyorum en sonunda. Düşünmek istiyorum hakkında, derinliğince. Uzun uzun anlat. Anlat ki anlayayım ne kadar boş konuları kafaya takmışım. Ne kadar vakitsiz zamanlarda kaçırmışım uykularımı. Anlat da bileyim bunca yıl karaya vurmuş bir gemiden sebepsizce medet umduğumu.

Konuş benimle. Bak ben burda ne kadar korkusuzum. Bak nasıl da korkusuzca bahsediyorum ruhumdaki deliklerden. Başından geçen en komik olayı anlat mesela. Trajedilerini komedi olarak çarpıt aklımın beyaz perdelerinde. İstersen gülerim. İstersen her şeyin daha iyi olacağını söylerim. Çünkü olur belki de. Çünkü boğazındaki tüm düğümler, kalbini dökmeni bekliyordur ve yine belki de.

Ben iki lafın belini kıramayacağın biri değilim. Çekinmen gereken biri hiç değilim. Yargılamam yanlışlarını. Hatta benden sana bir tavsiye: Seni sen olabildiğin için utandıranların adreslerini unut. Onlar daha önce hiç güneşin batışına tanık olmamışlardır. Hiç birinin sevgisine layık olmamışlardır. Onlar, eminim ki kuşları sapanla, kendi eksikliklerince taşlamışlardır. Hiç düşünmemişlerdir mesela ağustos böceğinin de rüya görebileceğini, hem de ağustos ayında.

Yaz, anlat, konuş. Belki bir düzlüğe beraber çıkarız en sonunda.

Yazar: wherethehollowthingsare

Recreation of something long forgotten.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s