Agır

Kendimden kaldırsam başımı, kendimden yürüsem gitsem de dünyanın yansımasını kalbi çatlamış bir aynanın içinden görsem, bir daha yaşayamam gibi geliyor.

Peki ne demek bu? Peki ben nasıl mesajlar verme çabasındayım? Nasıl iki yüzlüyüm, nasıl politikacıyım?

Bir zamanlar düşünmekten korkardım. Nihayetinde düşünmesinler diye sindirilmiş, ailelerinden edilmiş ve hala nerede bile olduğunu bilmediği yerlerde işkence görmüş neslin çocuklarıyız. Canları o kadar yanmış ki düşünebildikleri için, çocuklarının canları yanmasın diye ‘merak etme böyle şeyleri’ demişler bize.

Şimdi her akşam üstü başka bir derdime mum yakarım. Kendimden kaldırsam başımı, dünyanın eksen eğikliğini hesaplamaya kalksam, biliyorum, dayanamam önce dünyayı, içinde de kendimi mum gibi yakarım.

Ölümden sonraki hayatlara, yargılara inanmıyorum. Yerin altında huzur başlamıyor bende. Bak bu dünya kaotik. Üzgünüm ama öyle. Ektiğini nadiren biçiyorsun, şanslıysan daha çok. Keşke ama keşke herkesin bir vicdanı olsaydı ip gibi boynuna doladığı.

Bugün Tahir Elçi ama aslında bugün ayrıca Hrant Dink. Ayrıca cumartesi anneleri. Ayrıca Uğur Mumcu. Ayrıca babamın yıllar önce bir daha hiç dönüş alamadığı arkadaşları ve daha binlerce ayrıcası, dünyanın her bir köşesinde asılı duran.

Kendimden kaldıramam başımı, benim dert saydıklarım evrende tüy kalıyor.

Yazar: wherethehollowthingsare

Recreation of something long forgotten.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s