Ten

Zamanla her şey laçkalaşıyor. Mesela ben kendime ilk kez söz vermiyorum ve ilk olmayacak eğer tutamazsam bu sözü. İnsan nasıl olsa yapamıyorum diye vazgeçmeli mi? Aynı şeyleri defalarca deneyip becerememek yeterli mi? Herkes mutlaka bir başarı hikayesi edinmeli mi?

Her ikili ilişkinin son kullanma tarihi var. “Ama ben her şeyi doğru yapmıştım” sığınabilinecek bir argüman değil bu hususta. Sen her şeyi doğru yapmışsındır zaten. Doğruluk bir ölçek değil, konu iki kişinin mutluluğunu aynı anda ve aynı hatta koruyabilmek olunca. Yoksa çoğu zaman elimizi doğrunun altına koyuyoruz hani.

Şimdi bir rengin içine düşmüş olsaydım; adı ‘kapsamlı belirsizlik’ olurdu. Rengini bırakıyorum başkaları seçsin; çünkü renkler de özneldir. Ben herkesin mavi gördüğünü yeşil görürüm. Belki her şeyi doğru yapmıştım ama yanlış görmüştüm. Hayal kırıklığı, uykuların kaçması, işteki verimsizlik, telefonların açılmaması ve kışın havanın erken kararması hep bundan işte. Bozulmasın diye uğraşırken tenin bedeninde, aceleci tavırlarla okumayı unutuyoruz tarihleri paketlerde.

Yazar: wherethehollowthingsare

Recreation of something long forgotten.

One thought on “Ten”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s