Bende.

İsmini sen koy, yerini ben söylerim.

Alıştırdın çünkü. Dün gece uyuyakalmadan önce düşündüğüm son şeydi. Sahi neydi bu kadar büyüttüğüm? Ya da belki çok daha yoğundu bir süredir; yok saydık. Yok saydığımız ne gerçekten kayboldu ki? Sürekli bir anı kurtarma hali hani. Sürekli bir günü bitirip yenisiyle başa çıkma durumları sanki. Sahi ne zaman kurmuştuk en son geleceğe dair hayalleri? ‘Seni sevmeyen ölsün’ derler ya hani, sevmiyorsan bile, sana bir şey olsun istemem. Hayatının yarısından fazlası umrunda olmayan biri için anlamlandırılamaz bir his bu ama orada ama gerçek ama yok olmuyor. Ömrüm bu hissin zamanla geçebileceğinden daha kısa, biliyorum.

Nasılı, niyesi, nedenleri baki. Sadece ne denir bilmiyorum. Öyle ki içinde kabullenmişlik var, içinde vazgeçmişlik var. Bir beklenti, bir devamlılık söz konusu değil ama. Olduramadığım fakat uzun zamandır tanıdığım bir his: Sen koy adını, yerini ben söylerim.

Yerini ben söylerim.

Yazar: wherethehollowthingsare

Recreation of something long forgotten.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s