Asır

Sen, küçük bir süs havuzunun dibindeki suyla yıkanan asırlık bir ruhtun, uzun gecelerin şafağında. En dingin kıyılara yatırmıştın gemilerini, parmaklarınla okşamıştın kabuklarına saklanan yengeçleri hani.

Hangimiz daha çocuktuk, hangimiz acelesi olduğu halde trenin en son kompartımanındaki yolcuyduk, kestirmek zordu. Sanki tek kişilik bir tiyatrodan ikimize de rol biçiyordu hayat. Aynı anda var olsak daralıyordu binalar, ikimiz de çıksak işin içinden terk edilmiş oluyordu yerküre. Neden öyle büyük, öyle cesur laflar ediyorduk birbirimize? Hem de sonunu göre göre.

Sen, asırlık bir ruhtun, yeri geldiğinde rüzgarlarla konuşan. Bilmiyorum, kaç tane aşkı terk etmiştin, hangi şehirlerde. Her yerim telaş, her yerim yara ve bere. Öyle durduk yere, güpegündüz, bir çocuğa iyi gelmiştin.

Yazar: wherethehollowthingsare

Recreation of something long forgotten.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s