Kaçınmalar

Neresinden dahil oluyorduk soğuk esen rüzgarlara?

En ağırı da her yıl dönümünde yaşanan yeniden başlayamamışlık hissi. Hangi buzdolabında saklıyorduk mesela çürümesini istemediğimiz heveslerimizi? Bir çakmakla kıyaslasam kendimi, içimden yanmak gelmiyor. Bunu da kimseye anlatmak çözmüyor. Zaten çözebildiğim de havanın ağırlığını geçemiyor.

Bugün yine hayatın farklı kulvarlarındaki işlerin ağırlığıyla uyandım. Bir günün 24 saati olması kimse için adil değil. Uykunun bile kirası var içinde. Ben kaçmak istediğimde yatakları mesken tutarım hani. Bir nevi ölü taklidi, bir nevi kendimce zamanı dondurma taklitleri. Nereden buluyorduk hayata dahil olma gücünü? Sürekli bir yorgunluk, sürekli bir ilk bisiklet sürmeyi öğrendiğim günü özleme hali.

Şu an mesela zihnim kilitli, çünkü açıp içini yazmaya kalkarsam bir çığ, bir şehir yangını ve bir tsunami. Mesela okyanuslar niye savaş açmıyor bu karalara? Ben olsam hak iddia ederdim; ben olsam derinliğimi bahane ederdim. Olduğum gibi ve olduğum kadar yaşamak gayesi, kişisel hırslarıma mı yenik düşüyor? Kendimi bir çakmakla kıyaslasam şimdi, beni elinde kim tutuyor?

En basitinden, rüzgar bile bilerek isteyerek soğuk esmiyor.

Yazar: wherethehollowthingsare

Recreation of something long forgotten.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s