Mavİ

Belli belirsiz bir kıştı uykusuna yattığımız. Ilımlıydı yağışı karın. Ilımlıydı düşüncelerimiz, sahil boyu dizilmiş banklar gibi birbiri ardına.

Bir akşamüstü kaçalım kendimizden, bilerek ve isteyerek. Yarım bırakalım mesela belli başlı cümleleri. Kaç lisan bilmek yeter ki zaten tanımlamak için hiç binmek istemediğin bir uçağın gidişini? Derdine ortak aramak gazetelerin ilan köşelerinde ya da kaybolmuş bir çocukmuşçasına adını anons ettirmek kalabalık bir alışveriş merkezinde. Seni bana danışsınlar kararsız kaldıklarında, gri tabelalı danışmalar yerine.

Ben şimdi seninle en büyük korkularımı paylaşacağım. Dünyayı yörüngesinde kimin için bu kadar sağlam tutabiliyorsun, sen de onu söyle. Kış-kıran ruhun, mavi bir ateşten ruhun. Tüm bu ayazı sen mi katlanabilir kıldın? İçim içimi yiyor, bakışların dalınca okyanuslara. Kaç kılıcı aynı anda çektin kınından? Ben seninle en büyük korkularımı paylaşacağım; çünkü bana kaplan kesiliyorlar gecenin bu saatinde. Senin yanında yavru kedi. Kedileri sevmenin de bir adabı var hani.

Ilımlıydı konuya girişlerin. Hayranlık uyandırmak bir başkasının ruhunda, az bulunur cinsten bir meziyet. Kaç ruhu dizdin yürüdüğün yolda ardı ardına? Şimdi kendimden kaçasım var, bilerek ve isteyerek hem de. İnsana, kendi hayatını kapının önüne koydurursun sen.

Zeplinler uçurasım var adına.

Yazar: wherethehollowthingsare

Recreation of something long forgotten.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s