Otuz-sekiz

Kainata boya beni çünkü bu saatlerde kaybetmiştik kendimiz olma hevesimizi.

Sözcükleri havada bırakalım. Kurşun da kurşunluğunu bilsin, zamanından önce gelen soğuklar da. Güneşin batışı mesela, bayat romantizmlerden bağımsız güzel, bir çocuğun duyduklarını anlamlandırma çalışması kadar merak uyandırıcı. Çok içerisinde olasım vardı bu hayatın, çok ilgiliydim özünde. Tüm periler güzellik uykusundayken yandı ormanları.

Kainata boya beni, içimden sana doğru akan çekingen bir nehir var çünkü. Mesela sever miydi baban beni?

Her şeyi varsayımsal bir düzleme oturtuyorum, varlığım hani olamaz kimseye hediye. Ateşimi iki gündür düşürememiştim, ne rüyalar gördüm ama uykuyla uyanıklık arasında. İnsan bir sorar, sesin neden çıkmıyor, diye. Özür dilerdim ama bunlar hep yüksek ateş kaprisi işte.

İyi yanından bakıyorum şimdi ve bence yarına hiçbir şeyim kalmayacak ama sen durma. Durma ve kainata boya beni. Sorgulama hakkedip hakketmediğimi. Diyorum ya içimden bir nehir sana doğru şahlanmış ama sen yukardasın, ben aşağıda. Olacak iş değil yani.

Yazar: wherethehollowthingsare

Recreation of something long forgotten.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s