Yorgun

Yine bir sabah telaşı, yine gözlerden uyku akıyor tabi. Kimse alıp karşısına Tolstoy’u sahi ‘insan ne ile yaşar?’ diye sormamış adam akıllı. Kendime kızmalı mıyım az bulunan vefa duygum için ya da hiç barındıramadığım heyecan kırıntıları için?

Böyle değildi zaman, böyle dökmüyordu ağaçlar yapraklarını. İnsan sanırım, önce kendinden sıkılmamalı. Hayatımda en son ne zaman yeni bir farkındalık yaşadım dişe dokunur acaba? Sanki eski bir eğlence parkının süs havuzunda oluşan girdapla oyalanıyorum şimdi ya da aynı gezegenin yörüngesinde bir aşağı bir yukarı geziniyorum. En acıklısı da zaman zaman yol aldığımı düşünüyorum.

Böyle değildi şehirler arası trenler, gerçekten değildi. İnsan çekinmeden-korkmadan yanına oturduğu bir diğer insanla konuşmayı özlüyor. Adaçayını gerçekten adaçayından demlediğimiz zamandan kalma bazı anılar. Sıcak sulara batırıp batırıp renk vermesini izliyoruz. Her iki lafın arasında bir çocukluğumuzu özlüyoruz.

Kendime kızmalı mıyım kaçan uykularım için? Kendimden sıkılmışlığımı bile boş vermişliğimle mi süslemeliyim? Bir takım evler var. İnsanı kuyruğundan yakalayan girdaplar. Düşünmemem gerekiyor biliyorum ama önümüzdeki 6 ay var; şimdi içi de beni dışı da beni yakanlar.

Çocukluğum da aynı soğuk hava deposunda. Tatlı rüyalar.

Yazar: wherethehollowthingsare

Recreation of something long forgotten.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s