Cam.

Bozkır çocuklarının denize sevdası gibi bazı varoluşlar.

Şimdi şimdi fark etmeye başladım: Son gidişimde pek çok meseleyi kapatmışım. Temiz kapanışlar ya da mutlu sonlar değil bu defa. Hani bazen, orada öylece bırakırız can çekişen karabasanları çünkü konuşsan konuşulmaz, dokunsan yakar. Kendime bile fark ettirmeden yüzleştim ruhumu delik deşik eden yüzyıllık düğümlerle. Açıkça bir hesap sorma değildi bu. Sanki bir gece, yatağına bıraktım bazı hisleri, sabaha çıkamayacaklarını bile bile.

En çok da bir yere koşulsuz ait olmayı sevmiştim. İçeriden gelen televizyon sesini, açık bırakılmış koridor ışığını, buzdolabının üzerindeki şerbetli tatlı zulasını ve balkondaki ılık meltemleri sevmiştim. Bazı şeylerle vedalaşmak zorundayız. Koşullar değil, zaman bunu gerektirir. Aynı aynalarda çocukluğum şimdi, doğduğum evin koridorlarında top sektirir.

Bir cam ustasının titizliği gibi bazı bırakışlar. Yer yer yakıyorlar, yer yer kabulleniyorlar her camın bir gün kırılacağını. Denizleri çok sevdim mesela ama vakitler dar.

Yazar: wherethehollowthingsare

Recreation of something long forgotten.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s