ÇIĞ

O aynı yollarda yürüyorsun yine. Tanımak çok farklı bir duygu eski binaları, güneşe boyun eğişlerinden. Bir gün kırıyorlar, diğer bir gün topluyorsun. Bir gün geliyor, üst üste konulmuş yorganlar gibi yoruluyorsun.

Ben bu hissi biliyorum, diyorsun. İçinde bir karanlık, yeni dökülmüş asfalt gibi yapış yapış. Bir deneyişe, bir söze, bir geceymiş de bu bekleyişler ortasına düşecek bir ateşe ihtiyacın varmış gibi bu hissi biliyorum, diyorsun. Çünkü bir nehir kaç kere akar aynı dağdan ve yine aynı denize? Çünkü şehrin kapıları aynı kalıyorken değişmiyor mu kiracıları durmadan?

Bazen hayat bozuk bir saat gibi tekliyor. Akrep boynunu büküyor, yelkovan olduğu yerde titriyor. Ben bunu daha önce yaşadım, diyorsun. Eskiden evlerin hatlı telefonları olurdu hani. Konuşmalar bitip de karşı taraf telefonu kapattığında tek başına kalırdın ahizede. Bazen hayat o fısıltılı ses gibi vardığın şehri sorgulatıyor sana. Her yağan kar şimdi, bir buza çıkıyor kimsesiz kaldırımlarda. Bu hissi biliyorum, diyorsun. Ruhunda karşı taraf telefonu kapatıyor defalarca.

Aynı yollarda tekliyor hayat şimdi. Bu yağan karlar bir çığa doğru gidiyor, biliyorsun.

Yazar: wherethehollowthingsare

Recreation of something long forgotten.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s