Kırmızı

Bir şehrin kapılarından giriyorsun, milyonlarca insanın huzursuzca koşturduğu.

Sonu olmayan bir çölün ortasında, insanın ihtiyacı olan değil, istediği her şey gibi beliriyorsun. Tenini ipekten dokumuşlar. Bir kelime dökülüyor dudaklarından ve gözlerin yorgun bakıyor. Huzursuz dokunuşlar.

Bazı şeylerin yeri dolmuyor. Gözlerim kapalı ama zihnim açık. Dünyanın en ücra köşesinde varlığını hisseden bir orman doğuyor. Hani huzursuz uyumuştum birkaç gece önce. ‘Sorun yok, ben geldim’ diyorsun. Neden yalnız değilsin merak ediyorum. Arkandan kumlar dökülüyor, büyük siyah ağaçlar çocuklarınmış gibi uğulduyor.

Ve bazı şeylerin yeri hiç dolmuyor.

Yeryüzü kendi içinde kıvranıyor. Nasıl bildiğimi anlayamadığım şeyler var. Mesela bir kere daha dokunsan, tüm dünya ateşler içinde kalacak. Sakinliği huzur sayanların ülkesinde, kimsenin hayal bile edemeyeceği günahlar yanımıza kalacak.

Yazar: wherethehollowthingsare

Recreation of something long forgotten.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s