AYNADA ASILI DURAN

Sen kendini, baktığın aynalarda daha çok sevdin ve biliyorum, bunlar ağır ithamlardı dengesi bozulmuş terazinde.

İntikam sokağa bıraktığın için dolu koliyle alabileceğin bir tatmin duygusu değildi. Ya da insanların yüzüne kapattığın telefonlarla ya da çarptığın kapılarla. Kaç gece sağır ve dilsiz şimdi, kibritçi kız gibi donmayı bekliyor köprü altında? Bazı kitaplar hiç okunmaz da öylece yatar ya oturma odasının kütüphanesinde, kaçı bu kitapların şimdi, senin yaşadıklarını hak ettiğini düşünüyor acaba? Yırttığın fotoğraflarla tadabileceğin bir his değil intikam. Her sevenin bir sevdiği olsaydı mesela, yanar mıydı o Roma, asırlar boyunca bir daha ve bir daha?

Kimi yerine koyabilmiş ki zaman? Hayalin her demir attığın limanda güler yüzle karşılanmaksa hala, gemine bir ülkenin flamasını çek, bir duruşun olsun o okyanuslarda mesela. Bunların hepsi ağır ithamlar, bunların pek çoğu giriş sözleri kızdırdığın kötü adamların, ikinci baskısı yapılmamış hikayelerde. Aslında bir hıncım yok ve yine aslında, biliyorum senin de bir kalbin vardı, sustuğun gecelerde ama yine de her kuşun bir yuvası olsaydı mesela, gerek olur muydu çağlar boyu süren o göçlere?

Sen kendini, adını koyamadığın ilişkilerinde daha çok sevdin ve biliyorum sevgilim, üzüm suyunu şarap yerine de içtin.

Yazar: wherethehollowthingsare

Recreation of something long forgotten.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s