Dalgalardır istediğin

Kaybettiklerimiz, bu olayın en üzücü kısmı değil. Buradan geri dönülmeyeceğini bilmek ve buna alışmaya çalışmak yok ediyor ruhumu.

Sen istediğini yap, hatta her şey nasıl istiyorsan öyle olsun. İki çocuk muyduk bir oyuncağı paylaşamayan? İkimiz miydik sahi, o kadar oluru bir anda harcayan? Başımı kuma gömmeseydim görebilir miydim bu gidişatı? Neden bu kadar zorladığını anlamadığım bir noktadayım; sanki bir akşamüstü uyanmışım ve daha önce hiç olmadığın kadar uzaklaşmış bulmuşum seni. O anda arıyormuşum nedeni, oysaki ne o anın suçuymuş bu, ne de yaptıklarımızın. Elektrikler kesilmiş yüreğinde, kendi kendini yakmışsın olmayacak bir ilişkide.

Korkmak da böyle bir şey, içinde bir gram sabır yok. Sen yoksun o şehirde ve daha ne şehirler yok. İçimdeki boşluğun yerine beton döktün sanki ve bununla gurur duydun. Zaten sonbahar gelmeden önce kırılmıştı dalların. Zaten öncesinde, yakmıştın yüreğini, o çok özlediğin şehirleri. Aslında neyi özlüyordun sahi?

Kendi savaşlarında dalgalara yakalandın. Kendi yarattığın denizlerin açıklarında çırpındın. İstediğin buydu, ihtiyacın olan buydu. Ben burada neyi yanlış yaptım?

Yazar: uykusuzbalinalar

Recreation of something long forgotten.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s