1 yanlış 3 doğru götürür

Bugün sana yazdığım bir yazı için, ‘Keşke bunu bana yazsaydın’ dediler. Keşke hiç yazmasaydım, diyemedim.

Mesela ben senin yüzüne, üstelik de senin bana defalarca sormuş olmana rağmen, seni sevdiğimi hiç söyleyemedim. Korkaklığın düz alasıydı bu. Ya da hayır, korkaklığın en alasıydı bu çünkü, hiç başlamadan bitirmeyi yeğledim.

Kendimce nedenlerim vardı. Kendimce olan her bir nedenim -biliyordum- seni teker teker kırardı (kırıyordu da). Garanti bir geleceği, riskli bir denemeye yedirememiştim. Ruhum bir kere daha uçmak istemişti yani ve ben onu aynı kafeste dizginlemiştim. Neresindeydi bunun, o çok methedilen erkeklik. Tek avuntumdur gerçi, sen de az değildin.

Az değildin çünkü kabullenmesi zor, istemediğin bir bahse girmiştin. Olmayacağını bilmene, olmayacağını sana söylememe rağmen ilgimi çekmiştin. Sen her şeyi bırakıp gelmemi istemiştin, bense her şeyin kalbini kırmamayacak kadar hevessizdim. Ben buna vicdan dedim; sen hayatımdaki sorunlarımı ertelememe verdin. Ben buna, geleceğimi planladığım bir sevgilim var dedim; sen haddini bilmediğin yerlerden silahını çektin. Senin kadar suçluydum belki ama işin tuhaf yanı, ben bu uçurumdan düşerken bile sana, seni sevmenin ne demek olduğunu söylemedim.

Hem sana, hem ona, hem de olduğumu düşündüğüm insana ayıp ettim. Girme, dedim hayatıma, üstüne basa basa. Defalarca geri gittim.

Şimdi hastayı iyileştirdim, kendimi kestim.

Yazar: uykusuzbalinalar

Recreation of something long forgotten.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s