Çalmayan kapıların

Yorgunsun. O kadar uzun zamandır yorgunsun ki camlardaki yansımaların sana içlerinden kırık bakıyorlar. Yalnızlığına tutunuyorsun.

Aklında yükseliyor gökdelenler. Senin adına konuşmam gerekirse ki bana düşmüyor seninle ilgili hiçbir kalp ağrısı, kalbinde açtığım ağrıya vurgunsun. Hangimiz geride bırakılmadık ki? Hangimiz tavandaki lambaları bomboş izlemedik? Ben senin suskunluğunu bile kendime kapı zili yaptım, üstelik hiç çalmayacağını bile bile. Kapıma yalnız sen gelirdin oysaki. Sen gelirdin çıkarsız ve yalnız, seni sevemeyeceğimi bile bile.

İkinci şanslara inanmayı seninle bıraktım ben. Şöyle de bir şey var, hayatına dahil olmayı istemedim, belki seni korudum kendimden. Şimdi gökdelenlere savaş açmaya gidiyorsun, arkadan kimse durmuyor çünkü ve benim de bir şey gelmiyor elimden. Keşkelere inanmayı da seninle bıraktım ben. Bir sırrı mezara gömer gibiydi ses tonun. Sevmedim, sevmek istemedim. Yine de konuşmak, anlatmak geldi içimden.

Huzursuzsun. Yürüme o suların üstünde. İsteseydin, belki sana akardım, yağmur olup sana, yalnızca sana yağardım. Kaçmak için geç mi kaldım? Gerçekten çok mu korkaktım?

Yazar: uykusuzbalinalar

Recreation of something long forgotten.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s