Sis

Seninle ilgili anılarıma sis indiğini fark ettim dün. Adın, eski bir şiir kitabının adı gibi, sadece merdiven altı çocuklarının bildiği. Konuşmamız gereken konular vardı o zaman, sanırım artık ne zamanı, ne de yeri.

İnsan bazen dar sokaklı haritalarda değil de kendi hayatında da kayboluyor. Ve yine aynı insan kendi hayatı için başkasına yol soramıyor. Öyle bir anda çıkmıştık birbirimizin karşısına ki biliyorduk, ilk yolunu bulan bırakacaktı bir diğerini arkasında. Kadere ortak değil de, bir anıya ortak olmaktı bu. Duruydu bakışların, durgundu su. Gülümseyince sen yanıyordu sokak lambaları ve elektrik değildi aydınlatan bizi, binlerce yıldızın sanki, aynı anda kayması.

Bir şehir trafiğinin ortasında aynı taksiye meyillenmek gibi, aynı kedi yavrusuna aynı ismi vermek gibi. Rayına oturmamış bir oluş vardı aramızda. Şimdi hatırlayamadığım ama o zaman, üzerine birkaç şiir yazdığım. Beni aramanı isterim ama arama, dediğin güne ithafen tek kırgınlığım.

Hangimiz daha önce çıktık karaya, hangimiz evimizin adresini daha önce hatırladık, anımsamıyorum şu an. İki sayısıyla mutlu olmayanların dünyasında yaşıyoruz ya hani, yalnızlık tabir-i caizse tek kişilik bir yorgan.

Yazar: uykusuzbalinalar

Recreation of something long forgotten.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s